&answerIte< Fashion Out, Style In - Blogcu - Sayfa 4





Vintage nereden alınır? Vintage tarzı nasıl yakalanır?/Where to

Sizlerden gelen soruları cevaplamaya devam ediyorum.

I continue to answer your questions. First the question.

Zeynep Hanım İyi Günler;

Ben vintage değil de, retro giyinmeyi seviyorum.Yani eskiler gibi, 1930-1940 hatta 50 lerdeki kadınlara bayılıyorum. Fakat sadece Bayılmakla kalıyorum çünkü hiçbir zaman ne onlar gibi saçımı su dalgası yapıp toplayabiliyorum ne de öyle kıyafetler bulabiliyorum. Bi arkadaşım beyoğlunda pasajlarda, aralarda arka sokaklarda falan öyle kıyafetler bulabil<_script /><_script />eceğimi söyledi ama ben bulamadım.

21 yaşındayım üniversitede okuyorum ama elimden geldiğince "antika" olmak istiyorum. Sizden çok çok rica ediyorum, böyle kıyafetleri nerde bulabilirim?

Hello Zeynep;

I am into retro rather than vintage. I mean I like the women of the 30s-40s and 50s. However my liking stops there since I can neither have a hairdo like that or dress that way. A friend told me I could find outfits with similar style in the arcades in Beyoğlu and the surrounding area but I couldn't.

I am 21 and a college student however I'd like to look as retro as I can get. Could you kindly let me know where I can find this kind of clothing?

Cevap/Answer:

Bu tarzı vintage olmayan sadece o yıllardaki tarzı benimsemiş markalarla da yaratmak mümkün.

Bunların başında MACHKA geliyor. MACHKA koleksiyonları özellikle 30'lu ve 50'li yılları andıran kıyafetlere mutlaka yer veriyor. Aynı grubun markası olan TWIST'te de benzer tasarımlar bulabilirsin. Diğerine oranla çok daha ucuz bir marka.

It is indeed possible to create this style without actual vintage/2nd hand clothes.

MACHKA is the first brand that comes to mind. MACHKA collections always have a feel of the 30s and 50s. TWIST which is a cheaper brand from the same parent company carries similar designs.

Machka

Onun dışında Türkiye'den marka örneği vermek zor, bunun yerine sana önerim illa 1.el kıyafetle bu tarzı yaratmak istiyorsan bu yıllarda insanların nasıl giyindiğini gözlemleyerek markalardan uygun parçalar seçip bu tarza uygun giyinmek. Topshop'tan kolları fırfırlı, minik karpuz kollu bir bluzu, Zara'dan alabileceğin kocaman bol bir etekle kombinleyip, geniş mi geniş bir Mango kemer takarak kendini 50'lere ışınlayabilirsin.

Apart from those brands it is quite difficult to find Turkish brands. So my recommendation would be, that is you are decided to create the style with new clothes, is to observe the style of those years and search brands for resembling pieces. A ruffled little top from Topshop paired with a huge, round, rockabilly skirt from Zara cinched with a wide Mango belt will get you to the 50s in not time.
Topshop

30 ve 50'li yıllar için seçmen gereken ayakkabılar ise her zaman alçak, minik topuklu ayakkabılar olmalıdır. 40'lar içinse daha dar silüetler yaratıp loafer, babet giymelisin.

When it comes to the shoes you should always go for the low kitten heels for the 30s and 50s. For the 40s you should choose loafers or ballerina flats under slimmer sillouhettes.

Bu arada Fransız Sokağı'nın girişinde yer alan Buka'ya da ara ara göz atmalısın. Bazı tasarımları gerçekten bu yılları yansıtıyor.

By the way, you should take a look at Buka at the entrance of the French Alley. Some of its designs do remind those years.

Gelelim 2. el almaya razıysan gezmen gereken dükkanlara. Fransız Sokağı'nın bitimindeki İKON, Galatasaray Lisesi'nin duvarına bakan sokakta yer alan SHEYMEL, yanlış hatırlamıyorsam Suriye Pasajı (pasaj isimlerini aklımda tutmuyorum) içindeki By Retro, Küçük Bebek'teki Second Chance, iyi paralar vermeye razıysan Nişantaşı'ndaki Camii'nin arkasındaki Ece Sükan Vintage ve pek tabii ki Ebay, Ebay, Ebay!!!

Now, if you are willing to go for the 2nd hand stuff...İKON at the bottom of the French Alley, SHEYMEL right across the wall of Lycee de Galatasaray, if I remember correctly, By Retro in the Suriye/Syria Passage, Second Chance in Little Bebek, and Ece Sükan Vintage if you are willing to pay good money...and of course Ebay, Ebay, Ebay!!!

Ayrıca Galata civarında bir kaç 2. el dükkan var ama kıyafetlere iyi baktıklarını düşünmüyorum, hiç oralardan alasım gelmiyor. İyi parçalar çıkıyor ama.

There are some 2nd hand store around Galata however I never got the impression that they take good care of the clothes, so I never feel like spending money there.

Ben 2.el kıyafetlerimin çoğunu ebay ve yurtdışından alıyorum. Türkiye'de ise en sık alışveriş yaptıklarım Second Chance, Ece Sükan ve By Retro.

I buy most of my vintage and 2nd hand stuff from abroad. Second Chance, Ece Sükan and By Retro are where I stop by the most in Turkey.

Dediğim gibi bunun en kolay yolu sevdiğin yılları iyi çalışmak ve o tarzı oluşturabileceğin kıyafetleri farklı dükkanlardan biraraya getirmek.

Umarım yardımcı olmuşumdur.

As I said the best way to work this out is to study your favorite years and bring together pieces that create the style from different store.

I hope I was of help.

Biraz benzemiyor mu?/The Lookalikes

Bu bölümde birbirine benzeyen tasarımları, birbiriyle pişti olanları, birbirinden ilham alanları(!) işliyorduk.

Bugün konumuz farklı. Aslında konu aynı: Moda. Alan farklı: Dergi ilanı.

İki alışveriş merkezi.
İkisi de İstanbul'da.
İkisi de açık hava AVM temsilcileri.
İkisi de alanında farklı ve başarılı AVM'ler.
İkisi de İstanbul'un en havalılarından.
Şimdi ikisinin de ilanları aynı!

İlham alınan ilanlar İstinye Park'a ait.
İlham alan Kanyon.

In this section, I used to write about lookalike designs, styles that inspired off of each other.

However our subject matter is different today. Well the subject is the same: Fashion. Matter is different: Mag ad.

Two Malls.

Both in Istanbul.

Both representatives of open air Malls.

Both unique and successful.

Both epitome of coolness in Istanbul.

Now they have the same ad layouts!

The inspiration: Istinye Park.

The inspired: Kanyon.


İstinye Park'ın yaz başında tüm dergi ve outdoorlarda yer alan taslaklarından biri

One of the mag and OOH layouts of Istinye Park from last summer.

Kanyon'un bu bahar için başlattığı gıda/giyim kampanyası taslaklarından biri

The layout Kanyon uses for its spring 2009 restaurant/fashion campaign.

Blok renk zemin...tesadüfen ikisi de sarı...
İkisi de elbise...
Başlık fontu bir önceki taslaktaki elbise gibi çizim ...
Ürün odaklı taslaklar...
Ürün üstünden başka bir mesaja gönderme (birinde havadar alışveriş merkezi İstinye Park'a, diğerinde yemekli kampanyaya).

Block color background...both yellow by chance...
Both use a dress for a visual...
Headline is illustration, just like the dress in the other... 
Product focused layouts...
Referral to another message over the product... 

Bunlar her taslakta kullanılabilecek öğeler tabii ki. Ancak hepsi aynı anda tek taslakta ve aynı sektörden markalar tarafından kullanılınca öyle düşünmek olmuyor.

Sure these can be elements of any layout. However, when they come together on the same layout and used by brands of the same market, it is not that easy to be that wishful.

Benzerliğe katılın ya da katılmayın aynı sektörde başkasının işini andıran bir taslakla yola çıkarsanız reklam faydası alamazsınız. Eski bir reklamcı olarak ben bile Kanyon taslaklarını gördüğümde İstinye Park ilanı sanıyorsam bu işte terslik var demektir.

Agree to the similarity or not, if you use a layout inspired by another brand from the same market you cannot guarantee advertising feedback. As an ex-advertising pro, if I see the Kanyon layouts and mistake them for Istinye Park...Houston we have a problem.

Bu çizgi İstinye Park'ın çizgisi ve Kanyon bunu kullanarak kampanyasını İstinye Park'a mal etmiş, algıyı da ona hediye etmiştir.

The style defines Istinye Park and by copying it Kanyon handed over its campaign message to Istinye Park along with its brand awareness.

Be YSL, Be DVN


Bebe mağazalarına giren ürün sayısını takip etmek çok zor olmakla birlikte giren modellerin bize hangi markaları andırdığını keşfetmek bir o kadar kolay.


Although it is hard to keep up with the number of products in Bebe stores, it is that much easy to discover, which brands all those products resemble!

Elbise ve kolye Bebe. Dress and necklace Bebe.

Elbise YSL./Dress YSL.
Kolye Dries Van Noten./Necklace Dries Van Noten.

Bir kez daha teşekkürler Bebe!

Thank you once again Bebe!






Yeşilçam'da Oscar'lık bir kostüm/Oscarworthy gown at Yeş

 Bugünleri de gördük ya artık gam yemem! /I lived to see the day!

Yeşil'di, Altın'dı, SİYAD'dı derken her seferinde moda adına iyi bir şeyler olacak diye büyük umutla seyrettiğim hiç bir ödül törenimizde bugüne dek kayda değer bir kıyafet görmemiştim. 


Each time there is a film awards red carpet event I searched for a worthy gown hopelessly.

Yeni dönem oyuncular bile at gözlüklerini çıkartmadıkça bu işte başarılı olamayacaklarını göstermişlerdi. Kimi, ünlü Türk modacıların tasarımlarını taşımaya çalıştılar ancak örneğin bir Cengiz Abazoğlu tasarımını taşımak için heykelsi bir vücut gerektiğinden bunu da deneyenler hakkıyla yapamadı.

Even the new generation actors have shown that unless they were willing to take off their blindfolds, they wouldn't succeed. Some tried out Turkish designers, but when you don't have the body of a sculpture it is prety hard to carry a Cengiz Abazoğlu gown.

Sonundaysa hiç beklenmeyen bir isim, Demet Akbağ yüzümüzü güldürdü. İlk gördüğümde aklıma direkt Nicole Kidman ve Cate Blanchett geldi, ha bir de Angelina Jolie. Demet Akbağ oyunculuğuyla hiç birinin gerisinde bir isim olmadığı gibi bu kıyafetle Hollywood tarzının bizim kırmızı halılarda da gayet yansıtılabileceğini gösterdi. Şahsen bu kıyafetle çıkıp ödül alsın isterdim.

Finally an unexpected name made me smile: Demet Akbağ. She reminds me of Nicole Kidman, Cate Blanchett and Angelina Jolie. Demet Akbağ is amongst many with superior acting powers, but now she has shown us that Hollywood style can easily be reflected on our red carpets as well. I personally wished she could get up there for an award with that dress.

Cesur omuzların geçtiğimiz sezon itibariyle güçlü bir trend olacağının bilincindeydik de ikoncanlarımız dışında hangi babayiğidin bunu göğüsleyebileceğinden emin değildik. Demet Akbağ'ın bu kıyafeti beni utandırdı...tükürdüğümü yaladım diyebilirim. Cesur omuzların illa Martin Margiela tarzı fütüristik tasarımlarla kullanılmasına şartlamışım kendimi de sadece ikoncanlara layık görmüşüm bu trendi.

We were aware that strong shoulders were going to be in this season, however I didn't believe anyone other than our famous "fashion icons" would have the guts to try it out.  Demet Akbağ made me ashamed. I thought that strong shoulders belonged to futuristic Martin Margiela designs, thus I thought only the so called fashion icons could bare them.

Değinmeden geçemeyeceğim en hoşuma giden ayrıntı da kemeri. Rahiplerin bağladıklarını anımsattı bana. Ucundan bir haç sarkıyor olsa artık kalkar ayakta alkışlardım cesareti ve aykırılığı için. Melekleri andıran elbiseyle tezat omuzlarını dengeleyen bir dini sembol Türkiye'deki bir kırmızı halıda yakalanamayacak bir çıta olurdu.

I have to say that my favorite detail is the belt. It reminded me of those of the priests. If there was a cross hanging at the end of it, I would applaud her for her courage and rebellion. A religious symbol balancing devilish shoulders contradicting with an angelic dress would raise the bars to an ever unmatchable level.

Teşekkürler Demet Akbağ./Thank you Demet Akbağ.

Makyaj çantamdakiler/What's in My Makeup Bag

Biliyorsunuz moda haricindeki konulara pek girmem ancak sizlerden gelen mesaj ve maillerde makyajla ilgili de bir çok soru geliyor. Bunlardan en sık rastladığım da benim neler kullandığımla ilgili.


As you know, I don't get into subjects other than fashion, however the mails and messages from you contain a lot of questions about make up. The most popular question is about what's inside my make up bag.

Aslında makyaj "çekmecemi" açtığınızda kendinizi mini bir MAC mağazasında sanabilirsiniz, neredeyse her renkte göz farına sahibim. Ama makyaj çantam çok daha kozmopolit bir ortama sahiptir.

Actually you might think that you're in a MAC store if you open my make up "drawer". I probably have shadows in every color. However, my make up bag has a much more cosmopolitan aura.

Vazgeçilmezim MAC cream color base Luna. Hani o "aaa gözleri panda gibi değil ama ne kadar aydınlık, ışık yansıyor gibi." dediğiniz makyajlar var ya, bununla yapılıyor işte.  Ama resimdeki renkle değil, onun beyazı Luna işte.

My indispensable MAC cream color base in Luna. You know the look "her eyes shine like the stars, it's like sunlight reflecting off her face; nothing like those panda-eyed looks".  This is what you create the look with. However, it is not the color in the pic, it's the white one: Luna.


Göz kapakları benim gibi fazla geniş olmayan ve sürekli birikme yaşayanlara ise tek tavsiyem var: Bobbi Brown Long Wear Cream Shadow.  Zati 2008'in "En iyi göz farı" seçildi. Krem göz farlarından şaşmayın ve diğer "birikme yapmam valla billa" diyen markaların gözünün yaşına bakmayın, Bobbi Brown'ın bu serisinin hepsini alın derim. Ben "Bellini" tonunu göz kapaklarımdaki farklı renklenmeleri nötrlemek için kullanıyorum. Gözkapağımla aynı renk olduğu için diğer toz farları da sürdüğümde onları da sabitliyor ve kalıcılığını artırıyor.

For those with narrow eyelids like mine and experience build up I have just one reco: Bobbi Brown Long Wear Cream Shadow. It is already awarded "best eye shadow". Don't steer from cream eye shadows and avoid those who swear against build up and buy all colors of the Bobbi Brown collection. I use Bellini to even out discolorations on my eyelid. It's the same color with my eyelids and other powder eye shadow stay fixed on it.


Diyorum ya krem fardan şaşmayın, BB kadar kalıcı olmasa da MAC'in Paint Pot'ları çok eğlenceli ve ışıltı vermelerine rağmen çok doğallar. Rubenesque benim "çıplak makyajda" favorim. Siz de teninize uyanı bulun. (Tabii yine resimdeki renk değil, şeftali-pembe altın alt tonları olan bir renk Rubenesque.)

As I insist, don't steer away from cream eyeshadow. Although, not as lasting as BB, MAC's Paint Pots are fun and natural looking although they give shine. Rubenesque is my favorite for nude make up. You should find the one matching your skincolor. (Again the color is NOT the one in the pic, Rubenesque is a peachy pink golden color.)


Krem fara diğer güzel bir örnek de Nars'ın DuoCreamEyeShadow'ları. Favorim yine çıplak makyaj yaratmayı sağlayan Thebes ikilisi ve resimdeki renklerde :)))

Another good option for cream eyeshadow is Nars' DuoCreamEyeShadow. My favorite is the Thebes duo (correct pic!) for nude make up.


Gelelim yanaklara. Burada da 2 önerim olacak. Biri artık kült ürün haline gelmiş olan Nars The Multiple'dan tabii ki Orgasm. Doğal, sıcak bir şeftali ve tabii ki krem. Toz allıklar müthiş uçucu olduğu için tercih etmiyorum. 2. önerim ise Benefit'ten Benetint.  Gül suyu kokan, gül rengi likit bir allık. Evet şu renkli sulardan. "Sahilde sabah koşusundan yeni geldim" kızarıklığı veriyor diyebilirim.

Let's get to the cheeks. I will have 2 recos for this one. One is the cult product Nars The Multiple in Orgasm. Natural, warm peach and cream. I don't prefer powder blushes since they vaporize.


Şimdiye kadar anlamış olacağınız üzere çıplak makyajı seviyorum. Makyaj yokmuş gibi ama canlı ve ışıl ışıl bir görünüm...güneşin bütün ışıklarını yansıtır gibi. O yüzden göz kalemim de krem rengi. Geceleri ise siyahtan şaşmam. Krem olan MAC'in Eye Kohl serisindenFascination, siyah olansa Estee Lauder'den Automatic Eye Pencil.

As you have probably understood by now I am into nude make up. Looks like no make up but a lively, shiny look...as if reflecting all the light of the sun. That's why my eye pencil is in cream color as well. But at nights I don't give up black. The cream one is Fascination from MAC Eye Kohl, the black from Estee Lauder Automatic Eye Pencil.


Doğal dudaklar için tercihim Christian Dior'un 320'siydi ancak artık üretilmiyor.  Henüz uygun bir "naked" ruj bulamadığım için de renklere yöneldim. Hem de ne yönelmek. MAC'in yeni Slimshine'ına aşığım denebilir. Cesaretiniz varsa MAC'e gidiyorsunuz 1 Missy ve 1 LongStem Rose alıyorsunuz. Birini alt dudağınıza, birini üst dudağınıza sürüyorsunuz. Müthiş retro-fütüristik bir görüntü oluyor. Hiç tuhaf durmuyor, merak etmiyorsunuz. Biri turuncuya biri pembeye çalan bu cesur renkler sezonun da renkleri.

For natural lips my choice is Christian Dior 320, however it's discontinued. Since I haven't found another suitable "naked" lipstick, I shifted towards color. A serios shift that is. I am basically in love with Slimshine from MAC. If you have guts, you go to MAC, buy 1 Missy and 1 Long Stem Rose. You glide one on your upper lip, the other on your lower. It looks incredibly retro-futuristic. It doesn't look wierd at all, don't worry. Both are seasonal colors, one a shade of pink, the other a shade of orange.


Rimel çok önemli değil mi? Estee'den, Lancome'dan, YSL'den iyi örnekler saymakla bitmez - hayır Dior'un Show rimellerinden hiç birini önermiyorum. Benim favorim Clinique High Definition Mascara. Yarısı fırça yarısı tarak. Tüm o "takma kirpik efekti veririm" diyen rimellerin halt etmiş olduğunu bunu kullanınca anlayacaksınız.

Mascara is important right? There are many favorites from Estee, Lancome, YSL - and no I don't recommend any of those Dior Show mascaras. My favorite is Clinique High Definition Mascara. Half brush half comb. You will find out that other mascaras claiming false lash effect are full of it.


Kaşları biçimlendirmek ise her babayiğidin işi değildir ve risk almanıza izin vermeyen tek bir marka ve tek renk vardır! YSL Eye Brow Pencil Ash 04. Ne siyah, ne kahve, ne gri. Her renk kaşta çok doğal duruyor.

Shaping brows is not for amateurs and there is only one brand and color that is risk-free:YSL Eye Brow Pencil in Ash 04. Not black, not brown, not grey, but all. It looks very natural for all colored brows.


Farkındayım fondöten ve kapatıcıya hiç değinmedim. Ancak bunlara ihtiyacım olmadığı için hiç kullanmadım, dolayısıyla ne söylesem yalan olur. Ancak YSL Touch Eclat'ın 2 no'luaydınlatıcısının da fazla sorunlu olmayan göz altlarında harika ışık oyunları yaratabileceğini denemiş ve görmüş bulunuyorum. Bir kült ürün daha.

I know that I haven't spoken of foundation or concealer. But I never used these since there was no need, so I am not in the position to recommend. However, the Touch Eclat No.2 by YSL creates great lighting effect around the eyes, tested and approved! This one's another cult product.

« Önceki :: Sonraki »
Online Surveys & Market Research