&answerIte< Fashion Out, Style In - Blogcu - Sayfa 2





Bir müşteri, iki soru/One client, two questions


1.soru:
Annemin 20 yıldır saklamasını istediğim elbiseye(ekte resimleri var) ne renk, ne tarz bir kemer alabilirim? Elbise gri, üzerinde daha koyu gri desenleri ve mat bir kumaşı var. Direkt gri bir kemer takmak istemedim.
1st question:
There is a dress I've been asking my mom to save for me for the last 20 years (pics attached). What kind of belt and in which color should I pair it with? The dress is grey and has a design in a slightly darker grey and the fabric is matte. I don't want to use just a grey belt.

Cevap:
Griye en çok yakışan renkler kahve, beyaz ve fuşya. Kahve derken çikolata kahvesi. Eski tarz bir elbise olduğu için 3 parmak kalınlığında örgü kemerlerden öneririm. Tokası kesinlikle metal olmamalı, deriden olmalı. Fuşyaya yönelirsen ince kemerlerden olmalı. Eski tip elbiseyi modern yorumlamış olursun. Griyle ayrıca turkuaz da öneririm ama yine ince olmalı. Bir başka deyişle modernleştirmek istiyorsan daha canlı renkler kullanmalısın ama kemer ön planda olmamalı. Elbisenin eskiliğini vurgulayacaksan kahve örgü bir kemer kendini ne kadar gösterirse o kadar iyi. Düz beyaz deriden "bağlamalı" bir kemer de iyi olacaktır. Yani tokası olmayan, düğüm atacağın bir kemerden bahsediyorum.

Answer:
The most complementing colors to grey are brown, white and fuschia. Brown as in choco brown. Since it is a vintage piece, I would recommend a braided brown belt, about 3-4 inches thick. The buckle should not be metal either, it should be out of the same leather. If you decide to go with fuschia keep it really thin. You would be bringing a modern twist to a vintage dress. Turquoise also becomes grey, but it should be thin as well. In other words, if you want to modernize the dress you should use brighter colors, but not emphasize the belt. If you want to emphasize the vintage-ness of the dress then a braided belt in brown should be the center of attention. You could also use a white leather belt, with no buckles, one of those you can twist around in a knot.

2.soru:
İkincisi de çok komik ama, boynuma takmak için bir şal almak istiyorum ve rengine, dokusuna( ipekli-yumuşak, keten-sert..), hangi mağazadan alacağıma bir türlü karar veremedim, mor bana yakışıyordu ama açıklayamadığım bir sebepten mor şal takmak istemiyorum. Elim hep siyah ya da kum rengi olanlara gidiyor ama almadan önce senin de fikrini almak istedim, çünkü çoğu zaman aklımda hiç olmayan ama duyunca bayıldığım bir önerin oluyor :)

2nd question:
It is funny but I am looking for a shawl around my nect however I cannot decide the color, the texture (silk/soft, linen/hard) or the store. Purple becomes me, but I don't want to wear a purple shawl for reasons I can't explain. I have a tendency towards black or sandy beige, but I wanted to know your opinion before I got one, cos most of the time you come up with ideas that never occured to me and I absolutely fall for :)

Cevap:
Büyük fularlar da şal yerine geçebilir unutma. Zara, M.Dutti gibi mağazalarda istemediğin kadar çeşit var. Vakko'da da daha lüks olanlarını gördüm ancak pahalı tabii. Çok güzel bir narçiçeği vardı Vakko'da düz ipekten. Ancak sana önerim degrade yıkamalı olanlar! Hem içinde aynı rengin bir kaç tonu ya da bir çok renk oluyor hem de sezona uygun. Zara'da degrade yıkanmış püsküllü bir tane var ki ben kesin alacağım. Bu arada dokusuna karar verirken seni rahatsız etmeyecek ve kolay şekil alanları öneririm.

Answer:
Don't forget that large scarves do just as well as shawls. There are plenty in stores like Zara and M.Dutti. I've seen more luxurious ones at Vakko, however they are too expensive. There was one in Vakko in pomegrenate and silk. However my reco would be washes for degraded colorings. They either have many colors in them or the many tones of one color. And this wash is the thing for the season. There was one in Zara with looooong tassels, which I'm definitely getting. By the way, when you decide for texture go for those you feel comfortable with and those that can get into shape easily.


Her Disco'ya Lazım/A NightClub Necessity



1.Senaryo/1st Scenerio:
Bütün gece tepindiniz, dansettiniz...
Bir noktadan sonra o topukların üstünde acı çeken ayaklarınızı unuttunuz, unutmak zorunda kaldınız.
Ama kulüpten çıktığınız an "biz burdayız, bizi unutamazsın" dediler. Yürüyemediğinizi farkettiniz.

You danced all night...
After a certain point you forgot about your feet on those heels, you just had to.
But as soon as you were out of that club they were there, they did not go anywhere. But you need to go...home that is.

2.Senaryo/2nd Scenerio:
Uzun zamandır beklediğiniz bir iş görüşmesine gidiyorsunuz.
Gayet şıksınız ve tabii ki topuklularınızı giydiniz.
"Ne kadar şanslıyım, ne kadar güzelim, ne kadar süperim" diye kendinizi motive ede ede yürürkene "çat" diye bir ses.
Topuğunuz olması gereken yer yerine biraz arkanızda yerden size bakıyor.

You are finally going to the job interview you've been waiting for.
You look great and of course you're in heels.
As you walk down the sidewalk thinking "I'm so lucky, I'm so beautiful, I'm just super" you hear the sound "crack".
Your heel is not where it's supposed to be anymore, it is left a little behind you on the sidewalk.

Her iki senaryoda da imdadınıza yetişecek bir fikir bulmuş adamlar: babet makineleri!!! Hani şu bir kaç kuruş atıp kola, kahve, abur cubur aldığımız makineler var ya, onun ayakkabı vereni! Buradaki barlara, kulüplere de istiyoruz Sayın Büyükuğur, Sayın Çapa, Sayın Fadıllıoğlu. Ancak siz öncüsü olursunuz bu işin.

There is a lifesaver for both scenerios: flat shoe vending machines! This vending machines gives you ballerina flats instead of Coke, coffee or sweets. Mr.Büyükuğur, Mr.Çapa, Mr.Fadıllıoğlu we want one of these in our clubs and you can be the only pioneers as usual.

Rezilliğin böylesi/Such a pity!

Note to English speakers: This is a piece on another blog, which has copied one of my entries word by word, down to the commas. With this piece I am stating my request from my readers to support me by sending protest messages to this other blog. Since the other blog is in Turkish, I am not translating this piece and taking your time.

Zamanında kendini bilmez insanlar tarafından başka blog'lardan, sitelerden copy-paste yapmakla suçlandım ve hepsinin cevabını da verdim biliyorsunuz. Hiç biri bu iddialarını ispatlayamadı. Blog'umu takip edenler bilir ki zaten haber değil fikir ağırlıklı bir site bu. Yazılarımda geçen tüm fikirler bana aittir. 

Neyse konuya gireyim ve kısa keseyim çünkü sizlerden bir ricam olacak. Evet neredeyse 3. yaşımı kutlayacağım ama beni okuyarak destekleyenlerden ilk defa bir ricam olacak.

Bir kaç ay önce benim dışımda stil danışmanlığı hizmeti sunan blogları araştırayım dedim. Bakayım kimler ne hizmet sunuyor ki ben nasıl ayrışabilirim, farklı hizmetler sunabilirim. İşte o araştırmam sırasında buldum bir blog. Hem de bizim blogcu.com aleminden!!!

Kendisinin sayfasının linki aşağıda. A baktım bir de ne göreyim, bu blog yazarımız benim stil danışmanlığı yazımı BİREBİR kopyalamış!!!!

http://styledesigner.blogcu.com/stil-danismanlik-hizmetleri_4498684.html

Linke tıkladıysanız karşılaştırmak için kategorilerim arasından benim yazımı bulup tarihlerini karşılaştırabilirsiniz. Tabii bana inanmıyorsanız.

Gelelim sizden ricama: bu tıklayıp girdiğiniz sayfaya yorum yazabiliyorsunuz. Gerçi blog sahibi okumadan yayınlanmıyor ama benim derdim yayınlanması değil, bu kişinin ayıbının ortaya çıktığını bilmesi. Çünkü ben kendisine durumu ilk keşfettiğimde bir mesaj attım oralı olmadı - ki yazı hala duruyor. Hatta inanmayacaksınız ama Blogcu.com'a da bir şikayet yazısı gönderdim, onlar da oralı olmadı!

O yüzden benim de destek için yönelebileceğim sadece sizler kaldınız. En azından bu insanı yaptığına utandırmak istiyorum. Haklılığıma inanıyorsanız, desteklerinizi de bekliyorum.

Teşekkürler.

İstanbul'da bir Chanel No5 hikayesi/A Chanel No5 tale in Ist

Amelie'nin ünlü Fransız oyuncusu Audrey Tattou'yu henüz Coco Chanel olarak seyredemedik ama yeni Chanel No5 filminde havasını koklama şansını yakaladık.

Paris'ten binilen Orient Express'iyle İstanbul'a yapılan yolculuk Avrupalıların ruhunu okşamak üzere bol tramvaylı, vapurlu ve boğazlı sahnelerden oluşuyor.

Filmin 2.20'lik uzun versiyonunu aşağıdaki link'i tıklayarak doğrudan ulaşabilirsiniz.

http://www.chaneln5.com/en-us/#/the-film/2-20

We have not watched the French actor Audrey Tattou of Amelié as Coco Chanel yet, but we have the chance to have a sense of her in the new Chanel No5 ad.

The journey from Paris to Istanbul on a Orient Express train has a lot of tram, steamer and Bosphorus packed scenes.

You can watch the film's 2.20 long version clicking the link below.

Kalbimin Anahtarı/Key to my Heart


Tiffany & Co. anahtar kolye uçları

Aşk, artık bir şehir efsanesi oldu diyebilir miyiz?/Can we say that Love has finally became an urban myth?

Uzun zamandır aşkın eskisi gibi olmadığını konuşup duruyoruz. Ama bu "eski aşklar" kalıbından hepimiz sıkılmadık mı? Kendi müthiş aşkımızı yaşamak istemiyor muyuz? Artık kimseden "düzgün erkek/kadın kalmadı" lafını duymak istemiyoruz...çünkü biz de onlardan biri olduğumuzu artık algılıyoruz.

For some time now, we've been talking about today's romances are nothing like the past's. But aren't we all so sick of the statement "Old Romances"? Don't we want to live our perfect love already? We no longer want to hear people say that there are no "Good men/women" left in the premises...because we finally came to terms with the fact that we belong in that definition as well.

Peki aşkı bulmak için ne yapmalıyız?/So what one must do to find Love?

Her zor soru gibi cevap çok kolay, önümüzde...hep biliyorduk./Like all hard questions have very easy answers, the answer was in front of us all along...we always knew.

Theo Fennell anahtar uçlu kolye

Kalbinizin kapılarını açın ve anahtarını da zor bulunacak bir yere koymayın. Gözler önünde olsun. Aşktan korkmayan biri aşkı bulacaktır./Open the doors to your heart...and don't hide the key. Put it where it can be most easily seen. One who is not afraid of love will find it.

Bu sosyolojik trendin modaya yansımaması mümkün olabilir miydi? "Kalbinizin anahtarını göğsünüzde taşımak için"...Herkese yayılmadan bir tane edinin, aşktan korkmayanların öncüsü olun./We can't even dream about a social trend not being reflected on a fashion trend! "To carry the key to your heart on your chest"...Get one before everybody else does and be the pioneer of those who aren't scared of love.

« Önceki :: Sonraki »
Online Surveys & Market Research