Erkek Adamın Dönüşü
Son bir kaç sezona bakıyorum da tasarımların ortak noktası “zamansız” olmak. Belli bir zamana ait olmak gibi bir durum yok artık. Aksine tasarıma ait olan duygular var, karakterler var. Artık sadece giyinmek için ya da sadece beÄŸendiÄŸimiz için giymiyoruz sırtımızdaki ceketi. İçimizde olan ya da olmasını istediÄŸimiz karakterleri ortaya çıkartmak için giyiniyoruz. Tasarımcılar da buna göre tasarlıyorlar.
2008 Sonbahar/Kış sezonu da bunu çok güzel yansıtıyor. Moda haftalarına geri dönüp bakacak olursak o podyumların üstünde tüm bu karakterleri yakalamak mümkün; ne Charlie Chaplin’ler, James Bond’lar, Cinderella Man’ler ve John Lennon’lar gördük.
Charlie Chaplin’e gönderme yapan öyle çok marka oldu ki. Bottega Veneta melon ÅŸapkaları, bol pantolonları ve kruvaze ceketleriyle bunların en baÅŸta geleni oldu.
Charlie Chaplin’in modern versiyonlarına ise Lanvin’de rastlamak mümkündü. Pantolonları daraltarak biraz İngiliz Punk havasında tam Lanvin’lik bir Charlie yaratılmıştı.
Bol pantolonlara ve kruvaze ceketlere hemen her defilede rastlamak mümkündü ama bu ikiliyi salaÅŸ görünmekten kurtaran en önemli ayrıntı keskin ve net omuzlardı. 

Aslına bakarsanız bu güçlü omuzlar hemen hemen her defilede kahramanlar yarattılar. Emporio Armani, Dolce&Gabbana, Versace defilelerinde ön sıralarda oturan kadınların yüreÄŸini hoplatan James Bondlar’ın yaratılmasında baÅŸrol oynadılar. Bu defilelerde mükemmel kesimlerle mükemmel vücutlar yaratılabileceÄŸine tanık olduk. Böylece yıllardır başımızdan eksik olmayan metroseksüelliÄŸin sonunun geldiÄŸi ve maskülenliÄŸin dönüÅŸ yaptığının ilk sinyallerini almış olduk.

BaÅŸka bir eÄŸilim de Punk Rock. 60’lardaki John Lennon’ı alıp – dilerseniz Paul McCartney de olur – biraz Pete Doherty’nin – Kate Moss’un vurdumduymaz eski aÅŸkı – tarzıyla karıştırırsanız ve bu tarzı kendinize yakın buluyorsanız Costume National ve Lanvin’de aradığınızı bulabilirsiniz. Özellikle de o hiç büyümek istemeyen, yaramazlıklarına farklı bir boyutta devam etmek isteyen adamlardansanız.
“Böyle karakterle falan iÅŸim yok benim, bana tek bir aksesuar söyle sadece onunla bu sezonun en havalı adamı ben olayım” derseniz size diyecek tek deÄŸil iki sözüm var: fular ve ÅŸapka. 
Bu sezon sokaÄŸa takım elbiseyle çıkarken bile bir kasket takın derim. Örneklerinin en havalılarını Dolce&Gabbana ve Lanvin’de gördük. Bir de fular dediysek robdöÅŸambr-fular ikilisinden bahsetmiyoruz, bunu unutmamak lazım. Boynunuza geniÅŸ bir atkı sarın hatta bir ÅŸalı atkı olarak kullanın. Emporio Armani’nin, Dolce&Gabbana’nın koleksiyonlarına en gösteriÅŸlilerini bulmak için göz atın. Ya da ben ÅŸair ruhlu adamım diyorsanız Gucci podyumlarında görülen göz alıcı, ÅŸal desenli, ipek fularlardan edinin – ama dikkat edin hayatınızdaki kadın göz koymasın.

GeçmiÅŸ sezonda olduÄŸu gibi bu sezon da favori aksesuarlarımdan yelek stilinizi farklılaÅŸtırmanız için çok kilit bir parça olacak. Emporio Armani, Bottega Veneta, Costume National, Dolce&Gabbana ziyaret etmeniz gereken markalar.


2008 Sonbahar/Kış moda haftalarındaki en belirgin karakterlerden biri de Howard Hughes idi. Las Vegas’ın Elvis’ten sonra başına gelen en güzel ÅŸey. ABD’li iÅŸ adamı, havacı, film yönetmeni, film yapımcısı ve pek tabii ki bir çok Hollywood kadınının hayatına girmiÅŸ playboy. Podyumlarda onun her halini görmek mümkündü ama en etkileyici olanı havacı kimliÄŸiyle ilham verdiÄŸi tasarımlardı. Eskiden savaÅŸlarda Amerikan bombardıman uçaklarını kullanan pilotların giydiÄŸi deri ceketler bu karakteri yaratmak için neredeyse bütün tasarımcıların kullandığı parça oldu. MaskülenliÄŸin geri döndüÄŸüne dair sinyallerden de böylece emin olduk.


Önümüzdeki Sonbahar/Kış sezonunun renklerine geçmeden önce mutlaka bahsetmem gereken bir trend daha var: Mavi yakalı ÅŸehirliler. Tulumlar, bol pantolonlar, büyük montlar, baÅŸka bir deyiÅŸle iÅŸçi sınıfının rahat hareket etmek adına giydiklerinden esinlenmiÅŸ tasarımlar. Hatta Emporio Armani moda haftasında defilesinin açılışındaki kayak kıyafetlerinde bile bu havaya yer verdi. Bu görüntüyü en iyi tamamlayan aksesuar ise seyahat çantalarını andıran büyük çantalar oldu. Tüm alet edavatlar bu çantalarda taşınıyor misali. Calvin Klein’ın teknoloji mucizesi yeni kumaÅŸlardan hazırladığı tasarımlar bile bu görüntüye hayat vermek için kullanıldı. İşte bu trend erkek adamların sonunda ÅŸehre indiÄŸini kesinleÅŸtiren son noktayı koyuyor.

Sonbahar/Kış 2008 sezonunda erkek modasını olduÄŸu kadar kadın modasını da etkileyen ortak bir trend ise tekrenklilik. BaÅŸtan aÅŸağı sezon renklerine bürünmekten bahsediyoruz. O renkler siyah, morun her tonu, bordo ve sonbaharda kuruyan aÄŸaç yapraklarının aldığı tüm renkler.
Yeni sezonun son olarak kumaÅŸlarına ve dokularına baktığımızda ekose baÅŸrolde. Onunla birlikte jarse, kadife ama özellikle fitilli kadife, çizgili kumaÅŸlar, tüvit ve kalın yünlüler var. Küresel ısınmanın gündemden düÅŸmediÄŸi son bir kaç sezon yaÅŸamışken modacıların kalın trikolara neden yer verdiÄŸini anlamak pek mümkün deÄŸil. Acaba paltoları mı safdışı bırakmaya çalışıyorlar diye düÅŸünmeden edemeyeceÄŸim.
0 yorum yazılmıştır