&answerIte< STIL VE GARDROP HIZMETLERI/STYLE AND WARDROBE CONSULTANCY - Fashion Out, Style In - Blogcu





Bir müşteri, iki soru/One client, two questions


1.soru:
Annemin 20 yıldır saklamasını istediğim elbiseye(ekte resimleri var) ne renk, ne tarz bir kemer alabilirim? Elbise gri, üzerinde daha koyu gri desenleri ve mat bir kumaşı var. Direkt gri bir kemer takmak istemedim.
1st question:
There is a dress I've been asking my mom to save for me for the last 20 years (pics attached). What kind of belt and in which color should I pair it with? The dress is grey and has a design in a slightly darker grey and the fabric is matte. I don't want to use just a grey belt.

Cevap:
Griye en çok yakışan renkler kahve, beyaz ve fuşya. Kahve derken çikolata kahvesi. Eski tarz bir elbise olduğu için 3 parmak kalınlığında örgü kemerlerden öneririm. Tokası kesinlikle metal olmamalı, deriden olmalı. Fuşyaya yönelirsen ince kemerlerden olmalı. Eski tip elbiseyi modern yorumlamış olursun. Griyle ayrıca turkuaz da öneririm ama yine ince olmalı. Bir başka deyişle modernleştirmek istiyorsan daha canlı renkler kullanmalısın ama kemer ön planda olmamalı. Elbisenin eskiliğini vurgulayacaksan kahve örgü bir kemer kendini ne kadar gösterirse o kadar iyi. Düz beyaz deriden "bağlamalı" bir kemer de iyi olacaktır. Yani tokası olmayan, düğüm atacağın bir kemerden bahsediyorum.

Answer:
The most complementing colors to grey are brown, white and fuschia. Brown as in choco brown. Since it is a vintage piece, I would recommend a braided brown belt, about 3-4 inches thick. The buckle should not be metal either, it should be out of the same leather. If you decide to go with fuschia keep it really thin. You would be bringing a modern twist to a vintage dress. Turquoise also becomes grey, but it should be thin as well. In other words, if you want to modernize the dress you should use brighter colors, but not emphasize the belt. If you want to emphasize the vintage-ness of the dress then a braided belt in brown should be the center of attention. You could also use a white leather belt, with no buckles, one of those you can twist around in a knot.

2.soru:
İkincisi de çok komik ama, boynuma takmak için bir şal almak istiyorum ve rengine, dokusuna( ipekli-yumuşak, keten-sert..), hangi mağazadan alacağıma bir türlü karar veremedim, mor bana yakışıyordu ama açıklayamadığım bir sebepten mor şal takmak istemiyorum. Elim hep siyah ya da kum rengi olanlara gidiyor ama almadan önce senin de fikrini almak istedim, çünkü çoğu zaman aklımda hiç olmayan ama duyunca bayıldığım bir önerin oluyor :)

2nd question:
It is funny but I am looking for a shawl around my nect however I cannot decide the color, the texture (silk/soft, linen/hard) or the store. Purple becomes me, but I don't want to wear a purple shawl for reasons I can't explain. I have a tendency towards black or sandy beige, but I wanted to know your opinion before I got one, cos most of the time you come up with ideas that never occured to me and I absolutely fall for :)

Cevap:
Büyük fularlar da şal yerine geçebilir unutma. Zara, M.Dutti gibi mağazalarda istemediğin kadar çeşit var. Vakko'da da daha lüks olanlarını gördüm ancak pahalı tabii. Çok güzel bir narçiçeği vardı Vakko'da düz ipekten. Ancak sana önerim degrade yıkamalı olanlar! Hem içinde aynı rengin bir kaç tonu ya da bir çok renk oluyor hem de sezona uygun. Zara'da degrade yıkanmış püsküllü bir tane var ki ben kesin alacağım. Bu arada dokusuna karar verirken seni rahatsız etmeyecek ve kolay şekil alanları öneririm.

Answer:
Don't forget that large scarves do just as well as shawls. There are plenty in stores like Zara and M.Dutti. I've seen more luxurious ones at Vakko, however they are too expensive. There was one in Vakko in pomegrenate and silk. However my reco would be washes for degraded colorings. They either have many colors in them or the many tones of one color. And this wash is the thing for the season. There was one in Zara with looooong tassels, which I'm definitely getting. By the way, when you decide for texture go for those you feel comfortable with and those that can get into shape easily.


Bir müşterimin yorumları

Bugün sizlerle yeni bir müşterimin yorumlarını paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi müşterilerimden gelen yorumları burada sizlerle paylaşıp stil danışmanlığı hizmetimden faydalanmak hayatınızda ne gibi farklar yaratabilirle ilgili fikir edinmenizi istiyorum.

Bu yorumlar, birlikte çalışmaktan çok zevk aldığım, yeniliklere açık, cesur Halime'den :) Sizlerle de benzer deneyimler yaşamak dileğiyle...

Sevgili Zeynep,
Bugün beni görmeni isterdim , kırmızı güllü çoraplarımı, siyah üzerine beyaz fırça desenli –kareli eteğimi ve yeni sarı hırkamı giydim, annemden kalan yeşil-siyah kuğulu broşumu taktım.
Bu soğuk ,kasvetli kış gününde böyle renkli giyinmek bana kendimi harika hissettirdi :)
Bana ilham verdiğin için tekrar teşekkürler(tabi ben de çok istekli bir öğrenciyim :), birlikte çok vakit geçirmedik ama senin verdiğin fikirleri (renkleri birlikte kullan , en büyük aksesuarı tak..) hala kullanıyorum ve bu, fark yaratmaya devam ediyor.
Bunu bilmek istersin dedim, aldığım son yorum: o günden sonra sanki sana sihirli bir değnek değdi, havan değişti.
Yılbaşı günü giydiğim kırmızı opak çoraplarım büyük heyecan yarattı :)
Kıyafetimi fark etmesini hayatta beklemeyeceğim bir erkek arkadaşım başka bir elbisemin çok güzel olduğunu söyledi, lütfen o park bravo elbisemin etkisini yaratacak bir elbise daha bulalım :)
Bu arada, park bravo ve ipekyol hakkındaki önyargılarımı kırdığını da söylemeliyim.
Başka bir arkadaşım siyah hırkamı nereden aldığımı sordu, o hırkayı almam için ısrar ettiğin için çok teşekkürler, o kadar çok giyiyorum ve o kadar kaliteli ki, sanırım 10 yıl kadar giyerim ben onu.

Bir değişim hikayesi

"Dekolteler veya yüksek şuh kahkahalarla değil, sevdiğim bir “ben”le çıktım ortaya..Ve en komiği “Ye kürküm ye” misali, otobüs, minibüs veya restoranlarda daha cok kişi saygı duyuyormuş gibi yapıp ilgilenmeye başladı. Otobüslerde yer veriyorlar falan! O zevkli iste.."

 

"Ruh halimi etkiledi, kendimi dizginlemeye calisiyorum ama bir sekilde hayat tarzimi ve gunluk hayatimi da sorgulamaya basladim simdi."

 

"Birak toplumdan ayrışmak istememe dürtüsünü, simdi hosuma bile gidiyor."

Bu sözler Zeynep'e ait.

Zeynep bana stil danışmanlığı almak için geldiğinde dedi ki "Şu yaşıma geldim - kadın hak, hukuk, özgürlükleri nedeniyle :) yaş saklı tutulmaktadır - kadın gibi durmuyorum, çocuk gibi duruyorum."

 

Onun bu kadar basit ifade ettiği bir ihtiyacın arkasında aslında yapılması gereken çok iş vardı. 2-3 etek, bir topuklu ayakkabı ve 2 dekolte bluzla kadın olunmuyordu.

 

Önce bir Moda Karakter analizi yaptık. Zeynep şimdi nasıl giyiniyor, yeni tarzını belirlerken nasıl giyinirse hem amacına ulaşmış olur hem de içinde olduğu kıyafetlerle rahat eder anladık.

 

Sonra alışveriş alışkanlıklarını belirledik ki ona çok yabancı gelen ürün ve fiyatlarla karşılaşmayalım.

 

Son olarak da yaşantı analizini yaptık. Yani Zeynep hayatını neler yaparak geçirir, bundan yüzde kaçını işte, kaçını oynaşta geçirir hesapladık. Böylece yeni gardrobunun hayatını yansıtmasını sağladık. İşini toplantılarda geçirmeyen birinin dolabı döpiyeslerle dolu olmamalı değil mi?

 

Zeynep'in Moda Karakteri "Modern Classics with a Twist" olarak belirlendi. Bugün giydiği kot, gömlek, trikolardan sonra onu şoka uğratmayacak bir tarz yani. Genelde müşterilerim için yeni bir tarz yaratırken gardroplarından faydalanmaya çalışırım ancak bu defa Zeynep'in yaz gardrobu neredeyse bomboştu. Her şeyden kurtulmak ve yeni bir kadın olmak istiyordu. Öyle de oldu!

 

Alışverişimizi yaptığımız mağazalar Mudo Collection, Zara, Aldo, İnci, Mango, Inglot ve diğer kozmetikler için Internet'teki www.strawberrynet.com 'du (evet, makyaj ve cilt bakımı konularında da yardım istemişti).

 

Değişimi görmek için kendi gözlerinizle bakın :)

Kendim olmak ve öyle kalmak istiyorum...30’umda da, 40R

Kalıplar...

İnsanların bir örnek olması için yaratılan kalıplar.

Sürüden ayrılmaya cesaret etmelerini önlemek için icat edilmiş kalıplar.

Nedense daha ziyade kadınları bastırmak için yaratılmış kalıplar.

Oldum olası hepsinden nefret ettim. Kalıplara girmedim, yakın bir zaman içinde girmeyi de planlamıyorum. Bu yüzden yalnız kalmadım mı? Kaldım. Hem de nasıl. Peki mutsuz muyum? Hayır. Kalıplara girdiğim takdirde olacağım kadar mutsuz olmam her halikarda imkansız.

 

Bugün sadece modadaki kalıplardan söz etmek istiyorum. Yaş ve giyinmek söz konusu olduğunda yaratılan kalıplardan. Özellikle modada bunun yapılmasına ayrıca şaşırıyorum çünkü moda bir sanat. Sanatsa başkaldırı demek. Kimse Picasso’ya “Onun gözü çenesinde değil, burada olur”u kabul ettiremedi, kimse Dali’ye zürafa bacaklı fil olmayacağını söyleyemedi, kimse Klimt’e “onun oranı öyle değil, böyle olur” diyemedi. Ama Klimt renklerin uyumunu, Dali dünyada olan bitenin tuale nasıl yansıtılacağını, Picasso psikolojiyle sanatı buluşturmayı herkesten iyi biliyordu. İşte o zaman kahveyle mor yanyana gelebiliyordu, yumurtadan kaplan çıkabiliyordu ve isteyenin gözü beğendiği yerde olabiliyordu. Bunun için herbirine deli dendi ama yaptıkları işlerin bir dehanın ürünü olduğunu anlamak çok zor değildi, hala da değil. Çünkü sanat aynı zamanda estetik demek. Her ne kadar sanatın bünyesi kalıpları kabul etmese de sanatın estetiğini koruyan her bir sanatkarın kendi otokontrolüdür.

 

Sizin de tualiniz, bedeniniz. Neyse ki bu tual tek kullanımlık değil. Yaşınız ilerledikçe estetiğini koruyabilecek tek kişi sizsiniz. Zevk sahibi olmanız çok önemli ama otokontrolsüz zevk işe yaramaz. Estetiği korumaya genç yaş ve güzel elbiseler yetmez. Fizik tabii ki önemli (burada kastedilen incelik değil, orantıdır) ama psikoloji, karakter ve endamın da rolü var. Ama biraz da deli olun.

 

Peki tamam. Nasıl giyinelim yani?

 

Yaş ilerledikçe desenlerin azaltılması, renklerin nötrleştirilmesi, saçların kısalması gerektiği söylenir. Tırnaklar renksiz cilalı, saçlar daima bakımlı olmalıdır. Kürk giymek ve ağır mücevherleri taşımak kolaylaşır. Çünkü artık bunları giyerek daha ucuz değil, daha güçlü görünebileceğiniz yaşlara ulaşmışsınızdır. İşte bu bir kalıptır. 20’li yaşlarınızda giyebildiğiniz kadar mini etek giymelisinizdir çünkü 30’lara gelince mini eteğin başkalarına vermesini istemediğiniz binbir türlü mesajı vardır. İşte bu bir kalıptır. 50 yaşınızda belinize kadar saçınız varsa, 60’ınızda göğüs dekoltenizi gösteriyorsanız vay halinize. İşte bunlar birer kalıptır.

 

Sizlere yaş ve giyinmek konusunda verebileceğim tek bir tavsiye var: Estetik olmak tek hedefiniz olsun. Estetik olduğunuz sürece her şeyi giyebilirsiniz. Ama estetik olmakla ilgili unutmamanız gereken bir nokta var. Estetik olmak demek güzel görünmek demek değil. Karakteriniz ve duruşunuz, hayattaki yeriniz de bunun arkasında olmalı. 20 yaşında sahip olduğu vücuda 50 yaşında sahip olan şanslı – ve nedense sempatiyle yaklaşamadığımız – kadınlar var, mini etek giyiyorlar. Harika duruyor...eğer o etek düz siyah bir etekse. 20 yaşındaki kızının üstündeki fuşya mini etekle yarışan civciv sarısı bir mini etekse değil. 50’sinde 30 hatta 60’ında 30 görünmeyi başaran bir çok kadın var. Bunu başarabilmelerinin tek nedeniyse giyinirken bunu amaçlıyor olmamaları. Onlar sadece giyiniyorlar, giyinirken de aynaya bakıyorlar...dev aynasına değil.

 

Bunu en iyi başaranlardan biri Paris Vogue’un editörü Corine Roitfeld. 51 yaşında olduğuna inanabiliyor musunuz? Onun en büyük şansı fiziği deyip geçmeyin sakın. Bize gerçek kadınlardan örnek ver diyebilirsiniz. Roitfeld – çok kısa bir süre yapmış olsa da - manken değil, Roitfeld 30 yaşında da değil. 50’sini geçmiş bir dergi editörü. Benim düşüncem Roitfeld bu fiziğe sahip olmasaydı da, bu kadar iyi görüneceği yolunda. İşte bunu göstermek istiyorum. Aynı yaşta onun fiziğine sahip olup maymuna dönen kadınlar olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Bir diğer yıllanmış şarap Amerika Vogue’un editörü Anna Wintour, hani meşhur “Şeytan Prada” giyer. 62 yaşında. Onun da en büyük avantajı fiziği diyebilirsiniz ama tarzının, zevkinin hiç mi payı yok dersiniz? Çevrenizde 62 yaşında bu fiziğe sahip her kadın böyle görünüyor diyebilir misiniz yani? Koyu yeşil kloş bir eteğin üstüne fıstık yeşili bir triko takım giymeyi akıl edip “bob” kesim saçlarıyla bu kadar tarz görünmek için zayıf olmak gerektiğini kimse söyleyemez.

Sharon Stone’un da 50 yaşında iyi bir örnek olduğunu söylemek lazım. Ancak - 40 yaşını geçen her kadın gibi - özgüveni yerinde, hayattaki duruşunu bilen bir kadın kocasının beyaz gömleğinin altına siyah bir etek geçirip bir ödül törenine gidecek cesarete sahip olabilirdi.

20 yaşında dore trençkot giymekle 50 yaşında giymek arasındaki farkı görüyorsunuzdur.

 

Aristokrat tarzını her ne kadar beğenmesem de Carolina Herrera 70’ine merdiven dayamış bir fıstık.

 

Buyrun size 60’ında, büyük beden “gerçek bir kadın”: Donna Karan. Onun otokontrolünün sırrı: tek parça ve tek renk.

 

Aysel Gürel ve Günseli Kato gerçek kadınlar namına Türkiye’den verebileceğim en güzel örnekler. Yaşlarına göre “göründüklerini” düşündüğüme inanamayabilirsiniz. Ama Aysel Gürel’in karakterini, yaptığı işi, insanlarda bıraktığı etkiyi düşündüğünüzde de mi katılmıyorsunuz fikrime? Her ikisi de yaşlandıkça klasik bir tarz benimsemek zorunda olmadığınızın en iyi örnekleri. Aysel Gürel avangard tarzını yıllara karşı mükemmel bir şekilde korumuş, şahane bir kadın. Aysel’in yurtdışı şubesi ise tartışmasız Anna Piaggi. (Bu yazı Aysel Gürel'in vefatinden önce yazılmıştır. Kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum. Bu bantı da en sevdiği renk olan pembeyle süslüyorum.)

 

Daha gerçeklerine gelince The Sartorialist’in lensinden yansıyan bazı kadınları paylaşmak istiyorum sizinle. Yaş ve giyinmekle ilgili hiç bir kalıba oturtulamayacak kadınlar...

 

Eminim 70’ini geçmiş ama o pileli eteği, 50 denye ten rengi çorap yerine giydiği beyaz opakları ve o muhteşem kürküyle takım beresiyle bir nineden ziyade şık bir kadına baktığımı hissettiriyor bana.

 

Diyorum ya estetik için kalıplar geçersiz. Bembeyaz saçlarıyla olduğundan daha yaşlı mı yoksa daha genç mi görünüyor? Siz karar verin.

 

Yaş ilerledikçe trendleri arkanızda bırakın. İşte bir kalıp daha ve platformlu YSL’leri ile bu kalıbı yıkan bir Parisli.

 

Buraya kadar yaş ayrımı yapmadan geldik. Orta yaşın üstündeki kadınlar için söylediklerimizin hepsinin orta yaşın altındaki kadınlar için de geçerli olduğunu söylemek mümkün. Genç, güzel ve düzgün fiziğe sahip olmanın iyi giyinmenin garantisi olmadığını hepimiz biliyoruz. Bunun en iyi örneği, değil annemin, babaannemin gardrobunda bile görmeyeceğim döpiyesler giyen Katie Holmes.

 

Bunu giymek için daha çok vakti olduğunu bilmiyor mu bu kadın?

 

Olduğundan yaşlı görünmeye çalışan Holmes’a tam zıt köşede genç görünmeyi çıplaklıkla karıştıran Mariah Carey var.

 

Gerçekten hiç mi kuralı yok bu işin?

 

Kural mıdır bilemem ama bir gerçek var ki “karıştırmak” istiyorsanız 20’leriniz en doğru zaman. Anna Piaggi, Aysel Gürel gibiler bunu yapmak için 70’inize kadar beklememenizi öneririm;bu konuda onlar kadar becerikli değilseniz 20’li yaşlarda geçirdiğiniz bir faz olarak kalması sizin iyiliğinize olur.

Bu şekilde 20’inizde “yaratıcı”, 30’unuzda “avangard” görünebilirsiniz. 40’ınızda veya 50’nizde nasıl görüneceğinizi bilemem...görmem lazım.

 

İstediğiniz farklı formlarla oynamaksa 30’lar en iyi zaman.

40’larsa aksesuarların gücünü keşfetmeye başlayacağınız yıllar. Artık kıyafeti değil, kendinizi taşımak isteyeceksiniz. Bunun için fokusu tek parçaya vereceksiniz.

(Tüm sokak fotoğrafları için The Sartorialist’e teşekkürler.)

 

Yeter ki...

 

20’lerinizde kadınlığınızı keşfetmeye başladığınızı yansıtacak şekilde giyinmeyin.  30’larınızda ise yeni keşfedilmiş kadınlığınızla yüzyılın güç simgesi olduğunuzu sandığınızı gösteren kıyafetlerden uzak durun. Kimsenin çocuk da yaparım kariyer de şarkısını söylediğini duyuyor musunuz? O günler geçmişte kaldı.

Ama 40’lar farklı. 40’lar artık gövde gösterisi yapmaya ihtiyaç duymadığınız yıllar, bu rahatlığınız da giyiminize yansıyacaktır. Sonra gelsin yeni 40 olan 50’li yaşlar, 60’lar.

 

Gerçekten hiç mi kuralı, kalıbı yok bu işin diyorsanız aklın – ve gönlün – yolu bir olan bir iki fikir sıralanabilir:

 

  1. Yaşınızdan genç görünmeye çalışmayın. Nam-ı diğer kızınızla yarışmayın.
  2. Yaşınızdan büyük görünmeye çalışmayın. Nam-ı diğer annenizle yarışmayın.
  3. Vücudunuzu ve yüzünüzdeki – göğüs ve boyun dekoltenizdeki – çizgileri tanıyın.
  4. Yaşla birlikte kürk, gerçek ve büyük mücevher, lame/dore tasarımlar gibi iddialı parçaları giyme hakkını kazandığınızı unutmayın. Bunların hepsi doğru zamanda giyilmediğinde başınıza dert açacaktır.
  5. Zamansız giyinmeye çalışın.
  6. İlla trendlere ayak uyduracağım derseniz bunu aksesuarlarla yapın.
  7. Size fiziksel ve ruhsal rahatsızlık veren hiç bir şey giymeyin.
  8. 20’nizde, 30’unuzda tarzınız ne olursa olsun yaşınız ilerledikçe onu koruyabilirsiniz. Yeter ki korumanız gerekenin tarzınız olduğunu bilin, giysileriniz değil.
  9. Yaşınız ilerledikçe, hayatınızdaki rolleriniz değiştikçe tarzınızın değişebileceğini unutmayın. Bu durumda sadece kendiniz olun. Kendiniz olmak farklı olmak anlamına gelse bile kendiniz olun.
  10. 20 yaşında kendini şaşmışlığın verdiği nedensiz mutlulukla, 30 yaşında 40’ınıza yaklaşmanın verdiği güvenle, 40 yaşında sonunda kim olduğunuzu bilmenin gururuyla, 50 yaşında içinizin rahatlığıyla, 60’ından sonra gerçek mutlulukla gülümseyin.

 

Çünkü ne giyerseniz giyin hayatınızdaki tek dert yüzünüze koca bir gülümseme yerleştirebilmek olmalı. 

 

Yazımın daha resimli hali için tıklayın şekerim:

http://www.nyc2ist.com/content/view/531/60/

 

Stil ve Gardrop Danışmanlığı Hizmeti

Uzun zamandır sunduğum stil danışmanlığı hizmetiyle ilgili detaylı bilgi vereceğimden bahsediyordum.

 

Buyrunuz.

 

Stil danışmanlığı, alış veriş koçluğu, imaj yönetimi, vs. Aslında hepsi aynı amaca hizmet ediyor ve hepsi dış görüntüyle ilgili gibi görünse de durum farklı. Kendi stilinizi bulmak, içinizdeki gerçek “ben”i bulmak ve dışarı yansıtmak için çıktığınız bir yolculuktur. Çünkü gerçekseniz her şey daha güzel, daha başarılı, daha verimli olur.

 

Benim işim, sizin gerçek kimliğinize sadık kalarak, güçlü yanlarınızı ön plana çıkarmak ve hayatınızdaki rollerinize uygun, etkileyici bir stil geliştirmenize rehber olmak.

 

Bazı mağazaların stil danışmanlığı hizmeti verdiğini duymuşsunuzdur. Ancak bu hizmeti sadece kendi markaları dahilinde verebilirler. Birebir stil danışmanlığı ise size özel belirlenen tarzınızı yansıtan, yaşam şartlarınıza ve bütçenize uygun her mağazadan faydalanmanızı sağlar. Bir başka deyişle, siz stil danışmanının ayağına gitmezsiniz, stil danışmanı size gelir.

 

Kimler faydalanabilir?

 

Öncelikle, belli bir hedefi gerçekleştirmek isteyen herkes kişisel stil danışmanlığından faydalanabilir:

 

·         Mesleki bir değişim geçirenler

o       Profesyonel imajını yenilemek isteyenler,

o       Yeni bir pozisyona yükselenler,

o       Yeni bir işe başlayanlar

·         Kişisel bir değişim sürecine girmek üzere olanlar

o       Evlenmek,

o       Hamile kalmak gibi.

·         Yeni bir stil arayışında olanlar.

 

Ayrıca:

·         Alış veriş yapmayı sevmiyor olabilirsiniz,

·         Alış verişe vaktiniz olmayabilir,

·         Yaşadığınız şehirde giyim konusunda fazla alternatifiniz yoktur

·         Çocuklarla alış verişe çıkmak zor oluyordur. 

 

Stil danışmanlığı hayatımızda geçirdiğimiz zorlu dönemlerde de destek olabilir. Ciddi bir hastalıktan sonra iyileşme ve hayata geri dönme sürecinizde, bir boşanmayı en güçlü şekilde geçirmenizde, doğumdan sonra işe dönmenizde kendinizi yeniden keşfetmenize yardımcı olur.

 

Nasıl bir beklentim olmalı?

 

Dış görünüşümüz, özgüvenimizi destekleyen ve çevremizle doğru iletişim kurmamızı sağlayan bir araçtır. Bizim işimiz, kişisel stil danışmanlığı sürecinde gerçek “sen”i bulmak ve onu giysileriniz, giyim tarzınız ve beden dilinizle dışarı yansıtmanızı ve bunu yaparken de rahat hissetmenizi sağlamaktır.

 

Peki birlikte neler yapabiliriz?

 

Renk analizi

 

Aslında kişinin ten, saç ve göz rengine göre yapılan renk analizi sizi ve sizinle iletişimde bulunan insanları ruhsal açıdan etkiler. Sizin ruh halinizi, çevrenizdekilerin de sizinle ilgili algısını değiştirir. Vücut şeklinizi, farkedilen yaşınızı etkiler. Renk analizi seansında ten, göz ve saç renginize en uygun renk tonlarından oluşan kişisel renk kartelanız ve makyaj renkleriniz belirlenir. Burada amaç sizi daha genç, daha sağlıklı ve daha canlı göstermektir. Ayrıca bu analiz sayesinde ruh halinizi ihtiyacınız doğrultusunda olumlu yönde değiştiren renklerle de tanışırsınız.

 

Vücut analizi

 

Bu çalışma ile yüz ve vücut şekliniz gözetilerek, sizin için en uygun olan kıyafet tarzları belirlenir.

 

“Hayat Döngüsü” analizi

 

Vücut analizi sadece vücudunuza en iyi yakışan ve onu en iyi şekilde gösteren kıyafet tarzını belirlemeye yardımcı olur. Ancak bu kişisel stilinizi belirlemek için yeterli değildir. “Hayat Döngüsü” adını verdiğimiz sistemle hayatınızın neler yaparak geçtiği, bu işler için büründüğünüz rollere göre nasıl giyinmeniz gerektiği belirlenir. Son olarak, kişiliğiniz, değerleriniz ve yakın olduğunuz tarzlar da işin içine katılarak kişisel stiliniz belirlenir.

 

Gardrop danışmanlığı

 

Kişisel stiliniz konusunda anlaştıktan sonra gardrobunuza geçilir. Bu seansta öncelikli olarak mevcut gardrobunuzun hayatınızı ve doğru renklerinizi ne kadar yansıttığı ölçülür. Bu seans sırasında tüm rolleriniz ve her türlü aktiviteniz için sizi en iyi şekilde yansıtan giysilerle farklı kıyafet grupları oluşturulur ve bir listesi çıkartılır. Böylece elinizin altında her zaman, her aktiviteye uygun, sizi en iyi yansıtan giysileriniz olduğunu bilmenin rahatlığını yaşarsınız.

Daha sonra bir gaflet anında satın aldığınız ancak sizi yansıtmayan, yansıtsa da vücudunuzu en iyi şekilde yansıtamayan giysiler gardrobunuzdan çıkartılır.

Ardından her mevsim için birer “kapsül gardrop” yaratılır. Buna göre varsa eksik parçalar belirlenir ve bir alış veriş listesi oluşturulur.

Alışveriş danışmanlığı

Gardrop danışmanlığı sırasında belirlemiş olduğumuz alış veriş listesi ve bütçeniz doğrultusunda, dilerseniz birlikte, dilerseniz sizin adınıza alış verişe çıkıyoruz. Dilerseniz "bundan sonrasını ben hallederim" deyip listenizle başbaşa kalabilirsiniz.

Kriz yönetimi

  • "Kızımın mezuniyeti için nasıl bir kıyafet giymem uygun olur? Diğer annelerin hepsi çok şık olacaktır ama benim bütçem de kısıtlı."
  • "Eşimle bir resepsiyona katılacağız ve uyumlu, şık bir çift olarak gitmek istiyorum. Uyumdan kastım elbise ve kravat rengi uyumu değil!"
  • "Yeni müşterimle iş yemeğine çıkıyoruz. Masadaki diğer bankacılardan farklı olduğumu daha ilk bakışta göstermek istiyorum. Her zamanki üniformamın ciddiyetini bozmadan ne yapabilirim?"

Her zaman stil danışmanlığına ihtiyacınız olmayabilir. Yukarıdakine benzer sorulara cevap aradığınız belirli zamanlar olabilir. Bu gibi durumlarda ihtiyacınıza göre en hızlı ve uygun şekilde hizmet alırsınız.

 

Hediyeniz var

 

·         Artık en yakın arkadaşınıza "genel geçer" hediyeler almaktan bıktınız, hep çanta, takı, toka, bluz ekseninde gidip geliyorsunuz.

 

·         Yıldönümlerinizde de gömlek, kravat aldığınızda günün anlamını yansıtmıyor, daha özel olmalı diyorsunuz.

 

·         Birine usulen hediye almanız gerekiyor ve bu iş aslında yakın birine hediye almaktan daha zor.

 

·         Müşterinize bir hediye alacaksınız, her hediyenin bir anlamı, bir mesajı olduğu için yanlış bir mesaj vermek istemiyorsunuz.

 

·         Hediye alacak vaktiniz yok, hatta unuttunuz ve geç kaldınız.

 

·         Hatta çok yoğun bir iş hayatınız var ve bundan sonra tüm özel gün takiplerinin adınıza yapılmasını ve hediyelerin kapınıza teslim edilmesini istiyorsunuz.

 

Birlikte oturuyoruz, çok kısa hediye alacağınız insanı anlatıyorsunuz, insanı çok iyi tanımıyorsanız, durumu anlatıyorsunuz, kendinizi de yansıtan bir hediye olması için sizi de konuşuyoruz. En uygun, en anlamlı hediyenin en güzel ve farklı şekilde sunumunu hazırlıyoruz. Size de gönül rahatlığıyla hediye etmesi kalıyor. 

Fiyat listesi

Vücut, renk ve “Hayat Döngüsü” analizi       200YTL

Gardrop danışmanlığı                                 150YTL/2 saat/Bir seans yaklaşık 4 saat sürmektedir.

Alış veriş danışmanlığı                                100YTL/1 saat

Kriz yönetimi                                             Fiyat hizmete göre belirlenir

Hediye danışmanlığı                                   Fiyat belirlenen yıllık hediye adedi üzerinden belirlenir.

 

 

 

 

« Önceki ::
Online Surveys & Market Research