&answerIte< Fashion Out, Style In - Blogcu





3 yaşındayım/I'm 3

For English: http://fashistanbuller.blogspot.com/2009/08/im-3.html


FOSI büyüyor/FOSI grows

Takip ediyor olduğunuz bu blog artık/This blog contines to exist at:


Türkçe olarak/In Turkish:

İngilizce olarak/In English:

adreslerinde devam etmektedir.

Hepinize Sevgiler.
Love to you all.


Not: Blogcu teknik arızayı ancak aylar sonra halledebildiği için geç kaldı. Fashistanbuller'ı Blogspot.com'da hem Türkçe hem İngilizce olarak kurdum bile ve artık oradaki emeği boşverip bu adrese dönemem. Sizler içinse farkeden bir şey olmayacak. Beklediğiniz yazıları farklı bir adreste okumaya devam edebileceksiniz.

PS. Blogcu.com has come over technical problems...months later! I have already established Fashistanbuller in Turkish and English at Blogspot.com, thus I cannot give up the work I've done there and come back to this address. Nothing will change for you. You can keep reading the posts you expect everyday at another address.


Diğer Styling Tanrıçaları

Bir Rachel Zoe biliriz müşterilerinden ünlü stylist. En az müşterileri Olsen ikizleri, Mischa Barton, ex-müşterisi Nicole Richie kadar meşhur, onlarla partilerde, defilelerde boy gösterir, kitaplar yazar.


Onun eklektik-anoreksik tarzından bayanlar kırmızı halıdaki ünlülerin stylistlerini merak etmeye başlamışlardır. Zoe kadar "star" mertebesine erişmemiş ama giydirdiği starları "rock'n roll" hamuruyla yoğuran birinden bahsedeceğim: Lisa Michelle Boyd.

Hollywood onu "zarifi pek rock'n roll yorumladığı" için seviyor. Charlize Theron, Marisa Tomei, Selma Blair, Thandie Newton, Winona Ryder, Christina Ricci, Jennifer Hudson ve bir çokları Boyd'un elinden çıkma seçimlerle kırmızı halıda boy gösteriyorlar. 


Boyd aynı zamanda Harper's Bazaar ve Elle gibi dergilerde stylist olarak çalışıyor.

Bir diğer beğendiğim celebrity stylist ise Becks Welch. 

Daha "hanımefendi" bir tarz sunuyor. Aslında moda tasarımcısı olarak yola çıkıyor. Topshop ve arkasından Alice Temperley'de çalışıyor. Daha sonra ünlüleri giydirmek istediğine karar veriyor ve kostüm tasarımcısı Perry Rose'un yanında çalışmaya başlıyor. Ondan sonra kopuyor zaten :)

Charlize Theron bu ablayla da çalışıyor. Giydirdiği diğer ünlüler Anne Hathaway, Amy Adams, Camilla Belle, vs. Hatta Anne Hathaway katıldığı dergi ve kapak çekimlerinde de styling'i Welch'in yapmasını istiyor.

Esas takip edilmesi gereken stylist Tara Swennen. 

Bu kardeşimiz de moda tasarımı okuyarak başlıyor ve de styling dendiğinde akla ilk gelen ismin, Rachel Zoe'nun yanında uzun süreli bir asistanlık yapıyor. Şu andaysa gençlerin gözdesi olan bir çok ünlüyü giydiriyor: Kristen Stewart, Kate Beckinsale, Miley Cyrus, Sarah Michelle Gellar. Bu kardeşimiz de plise, volan, döküm, fırfır ve katlara bayılıyor. 
Ancak Miley Cyrus'ta şahane bir iş çıkardığı söylenemez. Miley'nin kıyafetleri ne yaşına ne üstüne başına uygun olmuyor.

Biraz toparlanması lazım. 




Londra'nın en minik, en tatlı Vintage butiği/London's ti

Fur Coat No Knickers. 
Hem de gelinlere özel! İçerde dantel ve pudra tonlarında vintage gelinlikler, gelinler için saç aksesuarları, şapkalar. İçeri girer girmez bir gülümseme yayılıyor yüzünüze. Vitrin bugüne kadar gördüğüm en cici vintage butik vitrini. Girişte hemen solda üstüste vintage bavullar, hemen yanındaki ayaklı iskelette vintage şapkalar. Masif ahşap bir dolabın içinde elbiseler, gelinlikler.

Fur Coat No Knickers.
What's more? It's for brides only! Vintage gowns in chancery lace and blusher tones, hair accessories, hats. As soon as you walk in, you have this silly smile. The window is the sweetest vintage window ever. On your left, there is a pile of vintage suitcases and right next to those vintage hats on a rack. Then the gowns and dresses in a solid wooden dresser.

Keşke evlenmeden bilseymişim burayı. Gelinliğimi kesin buradan alırdım. Hele o saç
 aksesuarları! Taşlı, çiçekli taçlar, broşlar, küpeler, kolyeler. Evlenecekseniz bu mağazaya mutlaka göz atmalısınız derim. Londra'ya kadar gitmenize de gerek yok. Tıklamanız yeterli.


I wish I knew the place before I got married. I would definitely get my gown from here. And those hair accessories! With stones and flowers...Then the brooches, earrings, necklaces. If you are looking for a wedding gown, you should have a look in here. And you don't have to go to London to do so. Just click.

http://www.furcoatnoknickers.co.uk/bridal.php

Not: Bu arada Londra yazılarıma da başlamış oldum :)
Note: By the way, this piece is the beginning of my London memoirs :)

Kitap önerisi/Book reco


Son Londra seyahatimde - biliyorum hala yazmadım ve ayıp ediyorum - bir kitap aldım. Aslında bir çok kitap aldım da bir tanesini önereceğim. Yani şimdilik...belki diğerlerini okuduktan sonra onların da önerilecek kadar iyi olduğunu düşünebilirim.


During my latest London visit - I know I'm a fool for not writing about London yet - I got a book. Actually I got many books but will reco only one. I mean for now...maybe I can find a couple of other reco-worthy ones after I read all. 

Neyse kitabın adı: Like I give a frock. Hangi söyleyişten bozma olduğunu anlamışsınızdır sanıyorum. (Bu arada şu sıralar bana yönelik yapılan karalamalarla ilgili düşüncelerime de tercüman bir cümle. Yani orijinal olan cümle tabii, kitabın ismi değil. Hahahahahaha!!!)

Well the name of the book is Like I give a frock. You can tell where it derives from. (By the way, it speaks for my feelings against the smear campaign done against my blog nowadays. Hahahahaha!)

Her neyse kitaptan öğrendiğim bir kaç keyifli noktayı sizlerle paylaşmak istedim./Anyways, I wanted to share a few new USEFUL (!) learnings from the book.
  1. TRAMP STAMP (KALTAK PULU): Düşük belli jeanlerden görünmesi için belin hemen altına bir başka deyişle kalça hizasına yaptırılan dövmeye verilen İngilizce isim. Müthiş bir buluş!/Tattoos just above the butt so that they are visible from low slung jeans. Great wording!
  2. TO BLOUSE (BAKINMAK): Almaya niyetiniz (ve zaten paranız da) olmayan kıyafetleri denemek üzere mağazaları dolaşmak./The act of trying on clothes that you have absolutely no intention (or means) of purchasing.
  3. FASHION VERMIN (MODA HAŞARATI): Bir zamanlar herkesin çok sevdiği ancak yok tişörttü, yok küpeydi, broştu derken her türlü kıyafet ve aksesuarın üstünde gördüğümüz için şirinliğini yitiren hayvancıklar. Aklınıza ilk gelen kelebek, baykuş ve geyikler değil mi?/A once cute animal that has become far too popular for its own good by inflitrating everything from t-shirts, earrings, brooches, etc. The first to pop into mind are butterflies, owls and deers for some reason!
  4. Hong Kong'da bir üniversitede sütyen üstüne bir bölüm olduğunu biliyor muydunuz? Mezun olunca ne olunuyor acaba?/Did you know that there is actually a degre course in bra studies available in Hong Kong? Wonder what you become when you graduate...
Kitap çok sevimli.
Kitap stille ilgili kıyıda köşede kalmış fikirler sunuyor.
Kitap modayla dalga geçiyor.
Kitabın her sayfası elle yazılmış gibi.
Kitabın her sayfasında başka bir ilüstrasyon.
Zeki, farklı, yeni bir nefes gibi.
Modayla ilgilenen herkes okusun diyorum.
Amazon'da da buldum: http://www.amazon.com/Like-Give-Frock-Meaningless-Misguidance/dp/0811868885/ref=sr_1_1?ie=UTF8&s=books&qid=1243888997&sr=8-1

The book is sweet.
The book presents you with "meaningless misguidance and fashion forecasts".
The book makes fun of fashion.
Each page is like hand-written.
Each page has the most wonderful illustrations.
It's witty, different, like fresh breath. 
Anyone interested in fashion should read it.
I found it on Amazon for you: http://www.amazon.com/Like-Give-Frock-Meaningless-Misguidance/dp/0811868885/ref=sr_1_1?ie=UTF8&s=books&qid=1243888997&sr=8-1

« Önceki ::
Online Surveys & Market Research